İçeriğe geç
Küçük Dik-Dik

Küçük Dik-Dik

Aysel Banu YAVUZAL

🎧 Masalı Dinle · 8:00

Güneşli savanada, uzun otların ve geniş akasya ağaçlarının arasında küçük bir dik-dik yaşar. Sıcak kahverengi tüyleri, krem rengi karnı ve kocaman kara gözleriyle bu küçük hayvan, hep evine yakın kalmayı ve yaprak kemirmeyi sever. Bir sabah tanıştığı benekli beçtavuğu ona yeni bir dünyanın kapısını aralar: birlikte keşfe çıkmak.

Beçtavuğu buralarda yenidir ve etrafı görmek ister. Ancak uzun otlar dik-diki korkutur; orası karanlık ve derindir. İki arkadaş, korkularının üstesinden gelmek için birbirlerinin farklı yeteneklerine güvenir. Dik-dik havayı koklar ve küçük kulaklarıyla dinler; beçtavuğu ise keskin gözleriyle bakar ve sesiyle yol gösterir. Birlikte dereye ulaşır, bir kaplumbağayla karşılaşır, arı kovanlarının etrafından dolaşır ve güvenli yollar bulur.

Bu masal, cesaretin boyla ya da güçle ölçülmediğini anlatır. Küçük bir dik-dikin kocaman bir kalbi olabileceğini, arkadaşlığın korkuları hafiflettiğini ve işbirliğinin en zor yolları bile aşılabilir kıldığını gösterir. Duyularını kullanmayı, dikkatli olmayı ve yanındakine güvenmeyi öğrenen çocuklar için sıcak, sade bir öykü.

Kitabı Oku

PDF görünmüyorsa buradan yeni sekmede açın.

Kitaptan Bir Bölüm

Küçük Dik-Dik - Yazar : Aysel Banu YAVUZAL

Güneşli savanada, otların uzun boylu olduğu ve akasya ağaçlarının genişçe yayıldığı yerde küçük bir dik-dik yaşardı. Küçük bir köpekten büyük değildi; sıcak kahverengi tüyleri, krem rengi karnı ve kocaman kara gözleri vardı. İnce bacakları ve minicik toynaklarıyla yere hafifçe basardı. Yaprak kemirmeyi çok severdi ama hep evine yakın kalırdı. 1

Bir sabah küçük dik-dik neşeli bir ses duydu. "Ka-ka-ki! Ka-kaki!" Koyu benekli tüyleri olan yuvarlak bir kuş salına salına yürüdü. Çıplak mavi-gri başı sallanıyor, kırmızı ibiği kıpırdıyordu. "Merhaba! Ben bir beçtavuğuyum," dedi. "Senin adın ne?" Dik-dik yumuşacık gözlerini kırpıştırdı. "Ben sadece küçük bir dik-dikim," dedi utangaçça. 2

Beçtavuğu sevgiyle güldü. "Sadece küçük bir dik-dik mi? Bu harika bir ad!" Kısa kanatlarını çırptı. "Ben buralarda yeniyim. Bana etrafı gösterir misin?" Dik-dik içinin ısındığını hissetti. Başını salladı. "Bildiğim güvenli yolları gösterebilirim. Ama şuradaki uzun otlar korkutucu. Oraya hiç girmem." "Öyleyse birlikte gidelim!" dedi. 3

Beçtavuğu uzun otlara doğru yürüdü. Dik-dikin minicik toynakları titredi. "Bekle!" diye seslendi. "Orası çok karanlık ve derin. Yolu göremiyorum." Beçtavuğu parlak turuncu-sarı gagasını ona çevirdi. "Endişelenme," dedi. "Duyularımızı kullanacağız. Sen kokla ve dinle. Ben bakar ve seslenirim. Birlikte güvenli bir yol buluruz." 4

Dik-dik derin bir nefes aldı. Küçük, dik kulaklarını kaldırıp dinledi. "Solda hafif bir hışırtı duyuyorum," diye fısıldadı. "Bu bir yılan olabilir." Beçtavuğu keskin gözleriyle baktı. "Hayır, sadece yapraklardaki rüzgâr," dedi. "Ama sağda açık bir yol görüyorum. Oraya gidelim." Adım adım ilerlediler. 5

Uzun otlar dik-dikin alnındaki yumuşak tüy tutamına sürtündü. Havayı kokladı. "Su kokusu alıyorum," dedi. "Yakınlarda bir dere olmalı." Beçtavuğu seslendi: "Ka-ka-ki!" Yüksek sesi yankılandı. "İleride deredik parıldıyor, görüyorum!" Dik-dikin minicik toynakları çakıllara tıkırdatarak dereye doğru yürüdüler. 6

Derede dik-dik bir yudum su içti. "Korkutucuydu," diye itiraf etti. "Ama başardık." Beçtavuğu benekli tüylerini kabarttı. "Elbette başardık! Sen dinledin ve kokladın. Ben baktım ve seslendim. Harika bir takımız." Dik-dik gülümsedi. "Demek küçük kulaklarım işe yarıyormuş." 7

Derenin kenarında dinlendiler. Dik-dik çalılıklarda bir hışırtı fark etti. Donakaldı. "O da ne?" diye fısıldadı. Beçtavuğu başını yana eğdi. "Ben de duyuyorum. Dinleyelim." Kıpırdamadan durdular. Hışırtı yine geldi. "Sadece bir kaplumbağa," dedi beçtavuğu. "Bak, kabuğu orada." Dik-dik rahat bir nefes verdi. "Burada olman ne güzel." 8

Beçtavuğu uzun otlara doğru geri dönüş yolunu açtı. "Karanlık basmadan dönmeliyiz," dedi. Dik-dikin kalbi hızlı çarptı. "Ama otlar hâlâ korkutucu." Beçtavuğu ona usulca dokundu. "Hatırlasana, duyularımızı kullanacağız. Sen kokla ve dinle. Ben bakar ve seslenirim. Güvenli yolu yine buluruz." Dik-dik başını salladı. "Tamam. Birlikte." 9

Bu kez dik-dik kendini biraz daha cesur hissetti. Havayı kokladı. "Taze ot kokusu alıyorum," dedi. "O taraf açık." Beçtavuğu ileriye baktı. "Evet, otların arasında bir aralık görüyorum. Oraya gidelim." Yan yana yürüdüler. Dik-dikin ince bacakları hızla hareket etti. Beçtavuğunun sarı bacakları tıpır tıpır yürüdü. 10

Birden beçtavuğu durdu. "Bekle," dedi. "Yeni bir ses duyuyorum. Alçak bir vızıltı." Dik-dik dinledi. "Arılar," diye fısıldadı. "Sokabilirler." Beçtavuğu etrafına baktı. "Kovanlarını şu ağaçta görüyorum. Etrafından dolaşmalıyız." Dik-dikin burnunu izleyerek sola döndüler. "Çiçek kokusu alıyorum," dedi. "Bu taraf güvenli." 11

Çiçeklerle çevrili açık bir yol buldular. "Başardın!" diye sevindi beçtavuğu. "Güvenli yolu koklayıp buldun." Dik-dikin kocaman kara gözleri parladı. "Sen de arıları benden önce gördün," dedi. "Gözlerin ne kadar keskin." Adım adım otların arasından ilerleyip yeniden açık savanaya ulaştılar. 12

Güneş batıyor, gökyüzünü turuncuya boyuyordu. Dik-dik uzun otlara geri baktı. "Artık o kadar korkutucu değil," dedi. "Çünkü seninle yolumu bulabileceğimi biliyorum." Beçtavuğu tüylerini kabarttı. "Ben de her zaman burnuna ve kulaklarına güvenebileceğimi biliyorum." Birbirlerine gülümsediler. "Arkadaşlar her şeyi kolaylaştırır," dedi dik-dik. 13

O günden sonra küçük dik-dik ve beçtavuğu birlikte keşfe çıktılar. Otların arasından güvenli yollar bulmak için duyularını kullandılar. Dik-dik, cesaretin boyla ölçülmediğini öğrendi. Cesaret, yanında duran arkadaşlarla ölçülür. Beçtavuğu da küçük bir arkadaşın kocaman bir kalbi olabileceğini öğrendi. 14

Küçük dik-dikin hâlâ kocaman kara gözleri ve sıcak kahverengi tüyleri vardı. Hâlâ ince bacakları ve küçük, dik kulakları vardı. Ama artık cesur bir kalbi de vardı. İyi bir arkadaşla her uzun otla yüzleşebileceğini biliyordu. Beçtavuğu da neşeli seslerinin ve keskin gözlerinin her macerayı güzelleştirdiğini biliyordu. 15

Eğer bir gün minik bir dik-dik ile benekli bir beçtavuğunun otların arasında adım adım yürüdüğünü, koklayıp dinlediğini, bakıp seslendiğini görürseniz, bilin ki yeni bir maceraya çıkmışlardır. Ve bilin ki cesaret boyla değil, yanında yürüyen arkadaşlarla ölçülür. 16

Bu bölüm kitaptan alınmış bir önizlemedir (yaklaşık 686 kelime). Devamı için kitabı okuyun ya da PDF'i indirin.

Künye

Kitap
Küçük Dik-Dik
Yazar
Aysel Banu YAVUZAL
Kategori
Çocuk Masalları
Dil
Türkçe
Biçim
PDF · 11,6 MB
Sayfa
18
Kelime
yaklaşık 686
Yayın
masalizle.com
Erişim
Ücretsiz okuma ve indirme; kişisel kullanım içindir, hakları yazarına aittir.

Sık Sorulanlar

Küçük Dik-Dik PDF ücretsiz mi?

Evet. Küçük Dik-Dik bu sitede ücretsiz okunur ve indirilir; üyelik ya da ödeme gerekmez.

Küçük Dik-Dik kaç sayfa?

Küçük Dik-Dik 18 sayfadır ve yaklaşık 686 kelime içerir.

Küçük Dik-Dik hangi cihazlarda okunur?

PDF biçimindedir; telefon, tablet ve bilgisayarda tarayıcı içinde okunur, isterseniz indirip çevrimdışı açabilirsiniz.

Küçük Dik-Dik kitabının yazarı kim?

Küçük Dik-Dik kitabının yazarı Aysel Banu YAVUZAL'dır; kitap Çocuk Masalları kategorisinde yer alır.